
Tek tipleşmiş yapılar ve beton ağırlıklı düzenler arasında, taşla ve sabırla kurulan bir yaşam anlayışı öne çıkıyor. Bu yaklaşımda amaç düzenli görünmek değil, doğaya sadık kalmak.
Kurulan alanda beton kullanılmadı. Taşlar çevreden toplandı, harç tercih edilmedi. Çünkü bu anlayışa göre doğada hiçbir şey zorla bir arada durmaz. Taş taşı kabul ederse yerinde kalır, etmezse düşer. Müdahale edilmez.
Özgür Hayvanlar, Müdahalesiz Alan
Alan içerisinde dolaşan tavuklar kafeslere kapatılmadı. Onlar bir dekor değil, yaşamın kendisi. Seslenildiğinde bakıyorlar ama hizaya sokulmuyorlar. Çünkü bu düzende kontrol değil, denge esas alınıyor.
Seki toprağı tutuyor, tavuklar eşeliyor, mevsim geldiğinde çiçekler açıyor. Hiçbir şey zorla düzeltilmiyor, yamuk olan doğanın kendi tercihi olarak kabul ediliyor.
Doğayla Birlikte Kurulan Kalıcılık
Bu yaklaşımın temel mesajı net:
Doğaya karşı yapılan her şey geçici.
Doğayla birlikte yapılan her şey kalıcı.
Taşla kurulan bu yaşam alanı, sürdürülebilir ve müdahalesiz bir doğa anlayışının somut bir örneği olarak öne çıkıyor.







