
Toplum hafızasında yer eden hikâyeler, çoğu zaman uzun nasihatlerden daha etkili olur. Anadolu’da dilden dile aktarılan “Sen bilirsin dersen değirmende kavga olmaz” anlatısı da bu hikâyelerden biri olarak dikkat çekiyor.
Köy değirmenlerinde yaşanan sıra kavgaları, itirazlar ve gerginlikler, anlatının merkezinde yer alıyor. Bu ortamda değirmene buğday götüren bir köylü, yolda karşılaştığı bilge bir ihtiyardan aldığı öğütle her türlü tartışmaya tek bir cümleyle karşılık veriyor: “Sen bilirsin.”
Bu yaklaşım, yalnızca değirmencinin değil, diğer köylülerin de davranışlarını değiştiriyor. Sert sözler yumuşuyor, itirazlar suskunluğa dönüşüyor. Zamanla değirmende tartışmalar sona eriyor, düzen ve huzur sağlanıyor.
Hikâye, günümüz toplumuna da önemli bir mesaj veriyor. İletişimde ısrarcı olmak yerine anlayışı tercih etmenin, bireysel huzurun yanı sıra toplumsal barışı da güçlendirdiği vurgulanıyor.







