
Karadeniz Bölgesi’nin üretime dayalı yaşam kültürü, mutfakta da kendini gösteriyor. Gümüşhane ile Giresun arasında coğrafi farklılık bulunsa da sofralardaki benzerlik dikkat çekiyor.
Bölge insanı, pazara bağımlı olmadan kendi yetiştirdiğini tüketmeye özen gösteriyor. Bu durum hem ekonomik hem de kültürel bir alışkanlık olarak kuşaktan kuşağa aktarılıyor. Haşlanmış patates, karalahana çorbası, patates ve patlıcan kızartması, yoğurt, ayran ve mısır ekmeği iki ilin de mutfağında önemli yer tutuyor.
Karalahana çorbası Karadeniz’in sembol yemeklerinden biri olarak öne çıkarken, mısır ekmeği sofraların tamamlayıcısı oluyor. Ev yapımı yoğurt ve ayran ise doğal beslenme anlayışının göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Gümüşhane ile Giresun arasında tarihsel ve kültürel bağın sadece sosyal hayatta değil, mutfakta da sürdüğü görülüyor. Yerde kurulan geleneksel sofralar, eskiye duyulan özlemi ve paylaşım kültürünü yansıtmaya devam ediyor.
Uzmanlar, yerel mutfak kültürünün korunmasının bölgesel kimlik açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor. Sahil ile iç kesim arasındaki mesafe, sofrada ortak tatlara dönüşüyor.






