Yıllardır bu şehrin hikâyesini uzaktan izleyen, dinleyen, hisseden biri olarak; Gümüşhane’nin sadece bir yer olmadığını, bir duygu, bir aidiyet olduğunu hep bildim.
Bugün ilk kez gümüşhane.com’da yazmaya başlıyorum. Bundan böyle bu sayfada, Gümüşhane’ye dair ne varsa; insanını, gurbetini, hasretini ve içimizde büyüyen o memleket duygusunu kaleme alacağım.
Çünkü bazı şehirler haritada bir yer değil; insanın içinde taşıdığı bir hikâyedir. Gümüşhane de tam olarak böyle bir hikâyedir.
*
Gurbette Gümüşhaneli Olmak
Gurbette Gümüşhaneli olmak… Bunu yaşayan bilir. Kalabalığın içinde yalnız kalmak gibidir bazen. Binlerce insanın arasında yürürsün ama bir selamın sıcaklığını, bir tanıdık sesin samimiyetini ararsın. İşte tam o noktada devreye girer dernekler.
Eskiden öyleydi en azından… Bir dernek kapısı demek, memleket kapısı demekti. İçeri girdiğinde çayın demi başkaydı, sohbetin tadı başkaydı. Kimse kimseye yabancı değildi. Çünkü herkesin ortak bir yanı vardı: Gümüşhaneli olmak.
Gurbetin yükü biraz da orada hafiflerdi.
*
Zaman Değişti, Peki Ya Dernekler?
Ama zaman değişti. Şimdi sormak gerekiyor: Bugün dernekler gerçekten o eski anlamını taşıyor mu?
Tabela var, isim var, kalabalık var… Peki ya ruh?
Birçok yerde aynı manzara: Aynı insanlar, aynı koltuklar, aynı konuşmalar… Ama eksik olan bir şey var: Samimiyet.
Dernekçilik, sadece bir araya gelmek değildir. Birlik olabilmektir. Sadece fotoğraf vermek değil, gerçekten bir şeyleri paylaşabilmektir.
Gurbetteki insanın derdi büyüktür. Memleket hasretiyle yaşar, kimliğini korumaya çalışır. Dernekler işte tam da burada bir köprü olmalıydı. Ama o köprü bazen kurulamadı, bazen de kurulup yarım bırakıldı.
*
Bugün birçok genç dernek kapısından içeri girmiyorsa, bunun sebebini dönüp kendimize sormamız gerekir. Çünkü aidiyet duygusu zorla olmaz. Ya vardır ya yoktur.
Dernekler, sadece geçmişi yad eden yerler olmamalı. Geleceği de kurabilmeli. Gençleri içine çekmeli, onları dinlemeli, onlara alan açmalı. Yoksa birkaç hatırayla ayakta duran yapılar haline gelirler. Ve zamanla o hatıralar da sessizce dağılır.
*
Gurbette Gümüşhaneli olmak hâlâ zor. Ama bu zorluğu hafifletecek olan yine biziz.
Dernekler… Eğer gerçekten isterse, hâlâ o eski sıcaklığı yakalayabilir. Yeter ki niyet samimi olsun, amaç net olsun.
Çünkü mesele sadece bir araya gelmek değil; birlikte kalabilmektir.


