
Türkiye ekonomisi 2026 yılına zorlu bir başlangıç yaparken, ekonomik göstergelere ilişkin değerlendirmeler iş dünyasında da yakından takip ediliyor. İş insanı Seçim Aydın, 2026 yılına dair ekonomik tabloyu Gündoğumu Gazetesi’ne değerlendirdi.
Aydın, küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, özellikle döviz kuru ve artan maliyetlerin kırılgan ekonomik yapıyı daha da zorladığını ifade etti. Ekonomik göstergelerin her geçen gün daha olumsuz bir tablo ortaya koyduğunu belirten Aydın, “Bugün döviz karşısında paramızın reel değeri 40 ila 50 TL bandında hissediliyor. Kıtalararası ekonomik mücadeleler ve ülkeler arasındaki ekonomik savaşlar, kırılgan ekonomimize doğrudan yansıyor” dedi.
“Disiplin Şart”
Ekonomik çıkışın temelinin disiplinli bir yaklaşımdan geçtiğini vurgulayan Aydın, çözümün daha az harcama, daha fazla üretim ve şeffaflık olduğunu ifade etti. Türkiye’nin mevcut koşullarda ekonomik göstergeler açısından ciddi bir disipline ihtiyacı olduğunu dile getiren Aydın, bu sürecin ertelenemez bir zorunluluk haline geldiğini söyledi.
“Yatırım Yapılamıyor”
Aydın, toplumun yatırım reflekslerinin zayıfladığına da dikkat çekerek şunları kaydetti:
“İnsanımız artık yatırım yapamaz hale geldi. Yastık altı olarak tabir edilen küçük birikimler bile bu dengesizlik ortamında eridi. Geçim sıkıntısı ve artan pahalılık, toplumun ayakta kalmasını her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerden Türk insanı da doğrudan etkileniyor ve bu sürecin nerede duracağı belirsiz.”
Türkiye’nin, dış gelişmelerden en az etkilenecek dengeli ve tutarlı bir ekonomik modele ihtiyacı olduğunu vurgulayan Aydın, üretim odaklı ve sürdürülebilir bir ekonomik anlayışın kaçınılmaz olduğunu ifade etti.








