
Gümüşhane ve Doğu Karadeniz köylerinin bir zamanlar vazgeçilmezi olan tandır ve saç lezzetleri, günümüzde nadiren karşımıza çıkıyor. Harlı ateşte pişen, taze köy yağı ve “palıç” ile taçlandırılan o özenli hamur işleri, artık anılarda ve çok özel günlerde yaşıyor. Bu durum, bölgenin damak tadında ve sosyal dokusunda derin bir değişimin de habercisi.
Geçmişte her evin bahçesinde bir tandır, her mutfakta bir saç bulunurken, bugün bu geleneksel pişirme yöntemleri yerini hazır ve pratik gıdalara bırakmış durumda. Göçle birlikte köylerin boşalması, aile büyüklerinin bilgi ve birikimini aktaramaması ve modern yaşamın getirdiği zaman kısıtı, bu lezzetleri hazırlamayı zorlaştırıyor. Gümüşhane’de artık bu hazırlıkları görememek, sadece bir yemek alışkanlığının değil, aynı zamanda komşularla paylaşılan sohbetlerin, ortak emeğin ve dayanışmanın da azaldığını gösteriyor. Kültür aktarımcıları, bu kaybın önüne geçmek için yerel yemek atölyeleri, belgesel çalışmaları ve lezzet festivalleri gibi projelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulunuyor.






