Fareler ve İnsanlar

John Steınbeck’in ünlü romanını yıllar önce okumuştum.
Küçük insanların dünyası ile dost sandığı insanın dünyasını yansıtır bu kitap.
Kitabın ismi sizi yanıltmasın, aslında altında yatan çok büyük bir mesaj vardır.
Bir kahramanın gözünde ünlü olmak diğerinin içinde ise kendi dünyasındaki mutluluğu yaşamak vardır.
Umut, sevinç, hüzün, gözyaşı,
Ve sonunda gelen acı ölüm!
Kitabı hikâyeyi üstün kılar.
Bende çevreme baktığımda kendi dünyasındaki küçük mutluklarla yaşamaya çalışan insanları görürüm.
Hayal güçlerini tartarım,
Ortak paydalarımız aynı gibi gözükür ama, koştuğumuz kulvarlar farklıdır.
Hikayeye yön veren kahramanlar gibi hepimizin amacı farklıdır,
Oysa aynı karenin, aynı dünyanın içindeki insanlığın inde kopan fırtınalardan bi haberiz.
Oysa ben yaşamın hep ortak noktada paylaşıldığında mutlu olunacağı tezini savunurum,
Çünkü kimse tekdüze bir hayattan söz edemez.
Evet benim içindeki duygularım farklıdır yalnız ben kendimden olmayana da saygı duymak zorundayım.
O kitabı okuyup tamamladığımda duygulanmış ve gizlice hüzünlenmiştim
Bu hikâye nasıl böyle biter diye sık sık kendime sormuşumdur.
Hikayedir, bir canlandırmadır elbet ama, gerçek yaşamın da kopyası gibiydi okuduklarım
Fareler ve İnsanlar kitabının yalnızca bir isimden ibaret olmadığını belirtmek isterim,
O kitaptan alınacak o kadar çok şey vardı ki,
Bugünlere katarak gördüm ve yaşadım.
Benim için önemli olan insanlığın şimdi var olan geldiği noktadır,
Evet hepimiz dostuz, arkadaşız, birbirimizle iyi geçinmeye çalışırız, bazı duyguları ortak paylaşırız da,
Tıpkı kitabın sonunda olduğu gibi tetiğe basan el enseden giren kurşun misali karşımızda durur.
Hayır böyle olmamalıydı bizim anlattıklarımız.
İnsanoğlu böyle yapmamalıydı diye düşlüyor yum çoğu zaman!

Bizim paylaşacağımız kimi düşüncelerin bir biriken yeri olmalı örneğin,
Kucaklamalı herkesi,
Bir bakıma kimseyi küstürmeden devam etmeli yaşam,
Gizli kapaklı çoğu şeyler dışarıda kalmalı.

Haberi paylaşıp, beğenebilirsiniz:
  • Related Posts

    İstediğimiz Oyuncuları Aldık Mı?

    Herkes söyledi,‘Bu takıma transfer lazım diye’ Bakalım şimdi,Yimpaş Yozgattan Barış,Tavşanlı Linyit’ten bonservisi bizde olmayan kiralık Yılmaz Can. İkiside bizim olduYeter mi?Yetmez elbet,Gümüşhanesporun ikinci yarıya daha canlı transferlerle başlaması geerkiyordu;Olmadı. Konyaspor’dan…

    Cebimizde Paramız Yok

    ‘Gümüşhane gelişiyor’ diye bizde seviniyorduk ki, GTSO Meclis başkanı Süleyman Köprülü, ‘Milletin cebinde para yok’ deyiverdi..Onca yatırım, proje, patlama, atlama derken böylesine bir cevap ya da teşhis!Vallahi benimde içimi acıttı.Hani…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kaçırmış Olabilirsin

    İstediğimiz Oyuncuları Aldık Mı?

    İstediğimiz Oyuncuları Aldık Mı?

    Cebimizde Paramız Yok

    Cebimizde Paramız Yok

    Falan Derneğin Gecesi

    Falan Derneğin Gecesi

    İşadamının Morali Bozuk

    İşadamının Morali Bozuk

    Yenemiyorsan Yenilme

    Yenemiyorsan Yenilme

    Ne Yazalım?

    Ne Yazalım?