
Gümüşhane’de Şiran ile Kürtün arasında yer alan ve halk arasında “Gavur Dağları” olarak bilinen bölge, tarihsel hafızanın önemli simgelerinden biri olarak yeniden gündeme geldi. Emekli eğitimci İsmail Erdal’ın değerlendirmesi, bu ismin arka planındaki tarihsel süreci gözler önüne serdi.
Anadolu’da yer adlarının çoğu zaman yaşanmışlıklarla şekillendiğini belirten Erdal, söz konusu ismin de Osmanlı döneminden itibaren halk dilinde yer ettiğini ifade etti.
Savaşın ve Göçün İzleri
Birinci Dünya Savaşı yıllarında Rus işgali sırasında bölge halkının büyük acılar yaşadığını hatırlatan Erdal, Harşit hattında verilen mücadelenin yalnızca askeri değil, toplumsal bir direniş olduğunu vurguladı. Köylerin boşaldığı, muhacirlik günlerinin yaşandığı bu dönem, dağların hafızasında iz bıraktı.
Tarihsel Hafızaya Nasıl Bakmalı?
Erdal, “Bu isim bir ayrımı değil, o zor yılların bıraktığı izi temsil ediyor” diyerek geçmişin kavramlarına bugünün değerleriyle değil, tarihsel bağlamıyla yaklaşılması gerektiğini ifade etti.
Gümüşhane’de Harşit havzasının simgelerinden biri olan bu dağlar, bugün de bölge halkı için bir hafıza mekânı olmayı sürdürüyor.






