
2026 yılına girilirken Gümüşhane’de beklenti büyük, tablo ise endişe verici. Şehirde uzun süredir konuşulan sorunlar çığ gibi büyürken, bu sorunlara karşı hazırlanan net ve uygulanabilir bir yol haritası hâlâ ortaya konulmuş değil.
Kent ekonomisinin önemli bir bölümü memur ve sabit gelirli çalışanların harcamalarına dayanıyor. Ancak altın fiyatlarındaki artış, bu kesimi harcamadan çok birikime yöneltti. Zincir marketlerin şehirde hızla yayılması, yerel ticaretin hareket alanını daraltırken, piyasadaki canlılık giderek azalıyor.
Şehirde söz sahibi olan çevreler, Gümüşhane’nin artık küçük projelerle vakit kaybedemeyeceği görüşünde birleşiyor. Şehrin potansiyeline uygun, istihdam üreten ve sürdürülebilir yatırımların gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Parçalı çözümler yerine, bütüncül bir kalkınma anlayışı öne çıkıyor.
Yatırımcı ilgisinin sınırlı kalması, mevcut iş kollarının yönsüzlüğü ve hayata geçirilemeyen projeler, Gümüşhane ekonomisinde küçülmeyi hızlandırıyor. Kent, fırsatları olan ancak bu fırsatları değerlendiremeyen bir tabloyla karşı karşıya.
Ekonomi çevreleri yaşanan sıkıntıların kökeninin yıllar öncesine uzandığını hatırlatıyor. Türkiye genelinde hissedilen ekonomik dalgalanmalar ve pandemi süreci, özellikle Gümüşhane gibi kırılgan ekonomiye sahip şehirlerde etkisini daha sert hissettirdi.
Altın piyasasındaki küresel yükseliş ve dijital para tartışmaları da dikkatle izleniyor. Uzmanlar, bu sürecin barınma ve yaşam maliyetleri üzerinde yeni baskılar oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.
Şehirde ortak kanaat açık: Gümüşhane’nin sorunları artık ertelenemez noktada. İş dünyası ve ekonomi çevreleri, sözden çok eylem zamanı geldiğini vurgulayarak somut adımlar bekliyor.







